Yılmaz Güney Sahnesi

Yılmaz Güney Sahnesi

“UMUT’UN YOL’U” YILMAZ GÜNEY SAHNESİ AÇILDI

Çankaya Belediyesinin, fiziki ömrünü doldurduğu ve artık ihtiyaca cevap vermediği için yıkarak altı ay gibi kısa bir sürede yenilediği Yılmaz Güney Sahnesi düzenlenen törenle açıldı.

Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney’in de katıldığı açılış töreni duygu dolu anlara sahne oldu.

Taşdelen: “Acılar konusunda ayrımcılık yapmıyor, kimin acısı varsa onu acımız biliyoruz. Biz bu ülkede barışın, kardeşliğin, eşitliğin ve özgürlüğün egemen olmasını istiyoruz, tıpkı Yılmaz Güney gibi”

Çankaya Belediyesinin sanata ve sanatçıya verdiği destek katlanarak artıyor. Geçtiğimiz ay Atatürk Kültür Merkezi ve Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nin temelini atan Çankaya Belediyesi, bugün düzenlenen törenle Yılmaz Güney Sahnesi’ni hizmete açtı. 1992’de inşa edilen, geçen 25 yılda fiziki ömrünü dolduran ve yıpranan sahneyi yıkıp altı ay gibi kısa bir sürede daha büyük seyirci kapasiteli ve modern bir sahne inşa eden Çankaya Belediyesi, düzenlediği açılışta Yılmaz Güney hayranlarını ve sanatseverleri buluşturdu.

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış törenine Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney, CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, CHP Ankara İl Başkanı Adnan Keskin, CHP Büyükşehir ve Çankaya Meclis Üyeleri, CHP Çankaya, Mamak, Etimesgut ve Sincan İlçe Başkanları ile yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

TAŞDELEN: “İNSANLAR ARASINDAKİ DUVARLARI YIKMAK İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ”
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan açılış töreninde ilk olarak Çankaya Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Yılmaz Güney’in hayatını anlatan bir kısa film gösterildi. Daha sonra kürsüye Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen geldi. Konuşmasına Yılmaz Güney’in “Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın, halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır” sözleriyle başlayan Taşdelen, “Biz bu ülke için, bu halk için kavga edenleri, direnenleri, hayatlarını ortaya koyanları unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Biz acıyı ve mutluluğu paylaşan bir belediyeyiz. Acılar konusunda ayrımcılık yapmıyor, kimin acısı varsa onu acımız biliyoruz. Biz bu ülkede barışın, kardeşliğin, eşitliğin ve özgürlüğün egemen olmasını istiyoruz, tıpkı Yılmaz Güney gibi”  şeklinde konuştu.

Yılmaz Güney Sahnesi’nin babası Doğan Taşdelen tarafından yapıldığını hatırlatan Alper Taşdelen, “Babamın yaptığı ve o dönemde açılışından büyük mutluluk duyduğum Yılmaz Güney Sahnesi’ni yıkmak zorunda kaldım. Çünkü, zamanla yıpranan bu yapı artık ne Yılmaz Güney’in adına ne Çankaya Belediyesine ne de Çankayalılara yakışmıyordu. Ekonomik ömrünü dolduran yapıyı yıkıp, altı ay gibi kısa bir sürede bu gördüğünüz örnek sahneyi inşa ettik” dedi.
Yılmaz Güney sinemasının sadece bu ülkenin değil dünyanın ortak hazinesi olduğunu ifade eden Taşdelen, “Güney’in sinemasına ve filmografisine baktığınızda Anadolu’nun ezilen insanlarını görürsünüz. Baskıdan, zulümden yılmış insanlar görürsünüz. Yılmaz Güney bunları seyretmedi, sorguladı ve herkesin görmesini sağladı. Bu nedenle halkın gönlünde taht kurmuş bir devrimcidir. Bugün Umut, Yol’a çıkıyor, bugün umudun sahnesi yeniden açılıyor. Burada yine halkı için çalışan, üreten insanların oyunları, çektikleri filmler gösterilecek, sergiler açılacak, forumlar yapılacak. Kısacası Yılmaz Güney’in adına ve mücadelesine yaraşır bir ortam oluşacak” diye konuştu.

FATOŞ GÜNEY: “YILMAZ’IN 33 YIL ÖNCE SÖYLEDİĞİ HER ŞEY MAALESEF HALEN GÜNCEL”

Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney de konuşmasında sahnenin açılması için dayanışma gösteren ve emek veren tüm dostlara teşekkür ve minnet duygularımı sunduğunu ifade ederek “Yılmaz, düşünceleri için sürgüne gönderilmiş, 12 Eylül döneminde tam 104 filmi yakılarak sinema tarihinden silinmeye çalışılmış bir sinema adamı ve devrimciydi. Yine 12 Eylül’de evlerinde kitapları bulunduğu için tutuklanan insanların yazarıydı. Filmleri ölümsüz, evrensel ve bugün bile güncel. Eserlerine baktığımızda halen bu ülkenin demokrasi mücadelesinde devam eden emekçileri, işçileri, kadınları, çocukları, din istismarını, yoksulluğu görürsünüz. Yılmaz, yıllar önce bunları anlattı ancak siz şimdi bunları sinemada ya da televizyonda görebiliyor musunuz? Hayır, göremezsiniz de. Ve bunun sebebini hepimiz biliyoruz. Yılmaz’ın kişiliğini, sinemasını ve mücadelesini dost da düşman da biliyor. Hem de ölümünün üstünden 33 yıl geçtikten sonra bile” diye konuştu.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko da konuşmasında Yılmaz Güney’in devrimci ve mücadeleci kişiliğine vurgu yaparak, “Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, dostum ve yoldaşım, hem emekçinin yanında yer alıyor hem de emekçinin sesini duyuran Yılmaz Güney’in adına yakışır bu sahneyi bize tekrar hediye ediyor. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından protokol ve halkın katılımıyla yapılan kurdele kesme töreninin yanı sıra Yılmaz Güney’in rölyefi de açıldı. Yenilenen Yılmaz Güney Sahnesi, 310 seyirci kapasitesi, tiyatro ve konser akustiğine uygun şekilde planlanan modern yapısı, sahnesi, toplantı salonları ve kulisleri ile ilk etkinliğine de ev sahipliği yaptı. Kurdele kesme töreninin ardından Yılmaz Güney’in “Baba”, “Umutsuzlar”, Sürü”, “Yol”, “Bir Çirkin Adam” ve “Arkadaş” filmlerinin müziklerinden oluşan bir seçkinin seslendirildiği konser ve kokteyle çok sayıda sanatsever de katıldı.